Deniz Berktay’ın analizi: Navalni ve Ukrayna

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andrey Yermak da bu olayın Rus lider Vladimir Putin’e hiçbir şekilde güvenilmeyeceğinin bir göstergesi olduğunu ifade ederek bunun, Moskova’yla müzakere yapılması gerektiğini söyleyenlere ders olması gerektiğini belirtti.

SAVAŞA BAKIŞI NASILDI? 

Navalni, her şeyden önce Rusya’daki “parlamento dışı” muhalefetin bir temsilcisiydi. Rusya’da bir taraftan parlamento içi muhalefet var: Rusya Komünist Partisi, Rusya Liberal-Demokrat Partisi, Adaletli Rusya Partisi, bu kesimden. Bu gruplar, Moskova hükümetini eleştirse de temel konularda, Devlet Başkanı Putin’e destek oluyor. Bir de parlamento dışı liberal muhalefet var. Navalni de bu grubun önde gelen bir temsilcisiydi ve 2013’teki Moskova belediye başkanlığı seçimlerinde ikinci geldiğinde siyasi kariyerindeki zirve noktasına ulaşmıştı. Fakat Moskova ve St. Petersburg’da on binlerce kişiyi sokağa dökmeyi başarsa da aslında etkisi, bu büyük kentlerin liberal ve Batı yanlısı çevreleriyle sınırlıydı.

Öte yandan 2015’te faili meçhul bir cinayete kurban giden ve Ukrayna’daki Batı yanlısı ihtilallere destek veren muhalif siyasetçi Boris Nemtsov’dan farklı olarak Navalni, Kırım’ın Ukrayna değil, Rus toprağı olduğunu savunuyor ve Rus milliyetçilerinin temel iddialarına destek veriyordu. Ancak Rusya-Ukrayna savaşının patlak vermesinden sonra bu savaşa kesin olarak karşı çıkmış ve bunun “haksız bir savaş” olduğunu savunmuştu. Yine de Navalni, Ukrayna milliyet-çileri açısından “bir yabancı” olarak algılanıyordu. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x